skoylu
Well-Known Member
- Şehir
- GEBZE
- Favori Kamış
- Olta, başkası olmaz..
- En iyi avı
- Büyük beyaz; 7 mt. Güney Afrika Açıkları..
- İsim
- Serdar KÖYLÜ
Lüfer avı, genel olarak sevilen, pek çoğumuzun olta başında sabahlamasına sebep olan aktivitelerden biridir malum.
Lüfer ise, kendi halinde, sürü olarak gezen, bu sürüler karşılaşınca birleşen, ama gece olunca dağılan, ufak sürülere dönen, gündüz tekrar biraraya gelen -denk gelirlerse- ve gezerken önlerine çıkanı talan eden bir balıktır.
Bu sebeple, lüferin avı için zor, kolay vs. demek pek kolay değildir. Çünkü, kalabalık bir sürü olmuş o esnada avlağınızda bir av bulmuş işe girişmişlerse, kolayca av verirler. O kalabalıkta elbet biri değilse öbürü, ne atsanız atlayacaktır üstüne. Çıplak iğne, dandik sahte, kola pipeti, sigara izmariti vs. farketmez..
Ama sürü nispeten daha pasif haldeyse, av daha güçleşir. Çok düzgün kesilmiş yemler vs. gerektirir. Bu durumda genelde yorumlar, balık olmadığı şeklinde yapılır. Lüfer diğer pek çok oşinodrom balık gibi aynı mekanda sürekli pek kalmaz. Bu açıdan sahada lüfer olmaması gayet mümkündür. Velakin, pek çok durumda, lüfer orada olsa bile, yakalamak pek mümkün olmayabilir.
Bu gibi durumlarda, kullanılan takımın ve yemin verimi dramatik şekilde öne çıkar. Genel olarak, eğer iyi bir yeminiz ve onu iyi gösterecek bir takımınız varsa, lüfer sülalesinden balıkları yakalama şansınız kat kat artacaktır.
Bu noktada, kıyıdan uğraşan amatör için en büyük sorun, yemi düzgün tutup, dağıtmadan münhal mesafeye atacak, o noktada ise, yemin zemine yatıp yengeçler (iskorpit vs. dahil) tarafından yenmemesini sağlayacak bir takım kullanmaktır.
Bu amaçla, lüfer takımlarında yemi yukarda tutan mantarlar kullanılır..
Tipik bir lüfer mantarı, herkes bilir sanıyorum, bilmeyen en yakın malzemeciye gidip görebilir, bir kaç dezavantaja sahiptir.
1. Mantarın ön yüzü.. Silindir kesimli mantarın misina giren tarafı düzdür. Bu nedenle akıntıya fazlaca kapılır. Bu, mantarın sürüklenmesine yol açar, sararken gereksiz ağırlığa sebep olur. Sürüklenme, mantarın dibe yapışmasına neden olur.
2. Mantarın kaldırma hususu. Mantar, yan silindir kenarının ortasından misinayla bağlandığı için, kaldırma kuvveti, mantarı suda dik duran bir silindir şekline zorlayacaktır. Bu da lüferin görmeyi beklediği yatay duran yem profiline çok uymaz. Ayrıca, akıntı vs. yemi hareket ettirirken, bir garip hareket sebep olacaktır. Sonuçta, yemin etkinliği düşer. Yüksek akıntılı sularda bu mesele daha az olacaktır.
3. Mantarın yapıldığı malzeme.. Su, içindeki herşeye basınç uygular. Mantarın malzemesi eğer bu basınca dayanamıyorsa, ezilecek, mantar görevini yapmayacaktır.
İşte bu sorunlar, lüferin av verimini oldukça düşüren etmenler olmaktadır. Bu sorunlar giderilebilse, yem daha iyi sunulabilecektir.
Fakat bu bir başka sorunu gündeme getirmektedir. Akıntı ve yemin kendisi. bu srounları gidermek için yapacağınız düzenleme, akıntılı ve durgun sular için aynı etkiyi yapamaz. Bu nedenle, farklı av (tekne, iskele, kıyı vs.) ve akıntı koşullarına göre farklı takımlar elzem olmaktadır.
İşte bu noktada, akıntısı nispeten düşük meralar için, şöyle bir mantar öneriyorum. Defaten kullanıp memnun kaldığım bir takımdır. Ama bu takım, akıntının yok denecek kadar az olduğu yerler değil, 50-60 gr kurşunun dibe oturabileceği kadar düşük akıntılar için uygundur.
Malzeme listesi:
Yahu bu boncuklar filan... Onlarla köpekbalığı takımı yapacağız, karıştırmayın siz onları.. Sadece aşağıda listelenenler lazım şimdilik.
1. Çinekop veya lüfer mantarı. Tercihan sert mantardan. Olmazsa, sert EVA mantar bulunabilir. Ama yumuşak, sünger gibi olanlardan uzak durun.. Basitçe şu ölçüler mevcut ve sizin işinizi görür:
1cm X 3 cm = Yaprak normal boy hamsi, 12-13 cm kıraça yaprak.
1.5 cm X 3 cm = Şakşak hamsi, irice istavrit yaprak (< 16 - 17 cm), küçük izmarit (<12cm)
2cm X 3 cm = İri istavrit, izmarit yaprak.
2.5 cm x 5 cm = Zargana yaprak, eşek istavridi, izmarit, tırsi vs.
2. Mantarın içine sığacağı çapta bir enjektör.
3. Enjektör çapında, parlak, ayna gibi boncuk. Boncukcularda bulunur.
4. Kulak pamuğu, pamukları sökülmüş..
5. Kaplama kağıdı (parlak kağıt), Japon yapıştırıcı, varsa aktivatörlü kıvamlı japon (MDF Yapıştırıcı), Kırmızı boya (oje vs.).
İşe, boncuğun alt tarafını uygun şekilde keserek başlıyoruz.
Kesme işlemi çeşitli şekillerde yapılabilir sanıyorum, en kolayı olmasada, benim yöntemim, el taşlaması (dremel)..
Elimdeki bu boncuk, enjektörün içine giriyor. Daha büyük olsaydı, kesme noktamız, enjektör çapı kadar olacaktı. Tavsiye edilen, kesme sonrası oluşan küre parçasının yüzünün enjektöre tam gelmesi olacaktır. Ama uygun boy boncuk bulunamazsa, boncuk içine oturacak şekilde böyle bir düzen yapılabilir.
Buna göre boncuğu içine oturtup enjektörün, boyun ölçüsünü alıyoruz ve enjektörü kesiyoruz..
Mantarı, tekerlek gibi 3'te bir boyda kesip, enjektörün pistonu ile iterek iyice sıkıştırıyoruz. Üzerine bir miktar japon döküyoruz, bir dilim daha kesip onu da geçiriyoruz gene japon döküp, kalan son dilimi geçiriyoruz.
Kestiğimiz boncuğu, tercihan MDF yapıştırıcı ile, bolca dökerek, yoksa, japonla vs. mantarın ucuna güzelce yapıştırıyoruz.
İşin en kritik kısmı burası. 2 - 2.5 mm matkap ucuyla düz tarafın tam ortasından, boncuğun kenarına gelecek şekilde, yani boncuğun mantarla birleştiği yerden çıkacak şekilde bir delik deliyoruz.
Pamuk çubuğunun ucunu şöyle eğik kesip, deliğe yerleştiriyoruz.
Artık mantarımızı kaplayabiliriz. Kaplama için, tavsiyem olabildiğince sade bir şey kaplamanızdır, desensiz, yıldızsız vs. Kaplamanın boyu, düz tarafta 7-10 mm kadar taşacak kadar geniş olmalıdır.
Burayı, çakmağın alevini birazcık geriden tutup çevirmek suretiyle, yanmamasına, kararmamasına dikkat ederek, eritiyor ve donmasına müsaade etmeden, seri bir şekilde, düz bir yüzeye bastırıyoruz. Böylece kaplama ütülenmiş gibi olmasada, mantara oturuyor.
Eğer dilerseniz, burayı güzelce boyayabilirsiniz. Bence boyamanızın faydası oluyor.
Böylece acayip, çarpık gibi duran bir mantar sahibi olduk.. Diğer bileşenleri ayrıca vakit oldukça gösterirrim sanıyorum. Nihai hali, şuna benzer bir takım olacak..
Bu mantarın avantajları şunlardır.
+ Kaldırma kuvveti, yemi yatay durduracak şekildedir. Hafif akıntı, yemi hem yatay duruşa zorlar. Bunun için, ölçülerde verilmiş olan mantar ve yemleri kullanın, örneğin, büyük mantara, hamsi takmayın..
+ Ön kısım hidrodinamiği nispeten daha iyi olduğu için, türbülans almayan akıntı, doğrudan yeme etkiler. Böylece yem daha iyi salınır, cezbedici olur.
+ Derin suda ezilmez. Mantar olarak görevini yapmaya devam eder.
+ Takımı atınca, dalarken ve çekerken daha az direnç gösterir.
Belli başlı eksileri ise şunlardır
- Dalarken ve çekerken, yem çok fazla döner. Bu nedenle köstek burulması sorunu olabilir. Kaliteli bir fırdöndü elzemdir.
- Çelil tel kullanılacak olursa, telin ömrü, köşeli çekme nedeniyle kısa olur. Telin çekme kuvveti dramatik şekilde %30 kadar (min) azalır.
- Misinayı hırpalayabilir. Atıştan önce kontrol etmek faydalı olur.
Sanırım bu tür bir şeyi daha önce bir yerlerde görmemişsinizdir. Bundan sonra bir yerde, bilhassa internette görürseniz, membaının burası olduğunu unutmayın.. Alıntı yapmayı düşünenlerin, bir zahmet kimden/nerden alıntı yaptıklarını göstermeyi akıl etmelerini bekleriz. Böylece, takımda kafasına takılan bir şey olan, takımın bizim aptal kafamızın görmediği bir eksiğini, yanlışını gören, bize ulaşıp bizim yanlışımızı söyleyerek hayır duamızı alabilir olacaktır..
Yarın niyetim köpekbalığı ile 3. raunda çıkmak.. Eğer mümkün olursa, size, normal mantar ile bu tip mantar arasındaki farkı gösteren bir şeyler çekerim sanıyorum.. O zaman neden bu kadar uğraştığımız sanıyorum daha iyi anlaşılacaktır..
Lüfer ise, kendi halinde, sürü olarak gezen, bu sürüler karşılaşınca birleşen, ama gece olunca dağılan, ufak sürülere dönen, gündüz tekrar biraraya gelen -denk gelirlerse- ve gezerken önlerine çıkanı talan eden bir balıktır.
Bu sebeple, lüferin avı için zor, kolay vs. demek pek kolay değildir. Çünkü, kalabalık bir sürü olmuş o esnada avlağınızda bir av bulmuş işe girişmişlerse, kolayca av verirler. O kalabalıkta elbet biri değilse öbürü, ne atsanız atlayacaktır üstüne. Çıplak iğne, dandik sahte, kola pipeti, sigara izmariti vs. farketmez..
Ama sürü nispeten daha pasif haldeyse, av daha güçleşir. Çok düzgün kesilmiş yemler vs. gerektirir. Bu durumda genelde yorumlar, balık olmadığı şeklinde yapılır. Lüfer diğer pek çok oşinodrom balık gibi aynı mekanda sürekli pek kalmaz. Bu açıdan sahada lüfer olmaması gayet mümkündür. Velakin, pek çok durumda, lüfer orada olsa bile, yakalamak pek mümkün olmayabilir.
Bu gibi durumlarda, kullanılan takımın ve yemin verimi dramatik şekilde öne çıkar. Genel olarak, eğer iyi bir yeminiz ve onu iyi gösterecek bir takımınız varsa, lüfer sülalesinden balıkları yakalama şansınız kat kat artacaktır.
Bu noktada, kıyıdan uğraşan amatör için en büyük sorun, yemi düzgün tutup, dağıtmadan münhal mesafeye atacak, o noktada ise, yemin zemine yatıp yengeçler (iskorpit vs. dahil) tarafından yenmemesini sağlayacak bir takım kullanmaktır.
Bu amaçla, lüfer takımlarında yemi yukarda tutan mantarlar kullanılır..
Tipik bir lüfer mantarı, herkes bilir sanıyorum, bilmeyen en yakın malzemeciye gidip görebilir, bir kaç dezavantaja sahiptir.
1. Mantarın ön yüzü.. Silindir kesimli mantarın misina giren tarafı düzdür. Bu nedenle akıntıya fazlaca kapılır. Bu, mantarın sürüklenmesine yol açar, sararken gereksiz ağırlığa sebep olur. Sürüklenme, mantarın dibe yapışmasına neden olur.
2. Mantarın kaldırma hususu. Mantar, yan silindir kenarının ortasından misinayla bağlandığı için, kaldırma kuvveti, mantarı suda dik duran bir silindir şekline zorlayacaktır. Bu da lüferin görmeyi beklediği yatay duran yem profiline çok uymaz. Ayrıca, akıntı vs. yemi hareket ettirirken, bir garip hareket sebep olacaktır. Sonuçta, yemin etkinliği düşer. Yüksek akıntılı sularda bu mesele daha az olacaktır.
3. Mantarın yapıldığı malzeme.. Su, içindeki herşeye basınç uygular. Mantarın malzemesi eğer bu basınca dayanamıyorsa, ezilecek, mantar görevini yapmayacaktır.
İşte bu sorunlar, lüferin av verimini oldukça düşüren etmenler olmaktadır. Bu sorunlar giderilebilse, yem daha iyi sunulabilecektir.
Fakat bu bir başka sorunu gündeme getirmektedir. Akıntı ve yemin kendisi. bu srounları gidermek için yapacağınız düzenleme, akıntılı ve durgun sular için aynı etkiyi yapamaz. Bu nedenle, farklı av (tekne, iskele, kıyı vs.) ve akıntı koşullarına göre farklı takımlar elzem olmaktadır.
İşte bu noktada, akıntısı nispeten düşük meralar için, şöyle bir mantar öneriyorum. Defaten kullanıp memnun kaldığım bir takımdır. Ama bu takım, akıntının yok denecek kadar az olduğu yerler değil, 50-60 gr kurşunun dibe oturabileceği kadar düşük akıntılar için uygundur.
Malzeme listesi:
Yahu bu boncuklar filan... Onlarla köpekbalığı takımı yapacağız, karıştırmayın siz onları.. Sadece aşağıda listelenenler lazım şimdilik.
1. Çinekop veya lüfer mantarı. Tercihan sert mantardan. Olmazsa, sert EVA mantar bulunabilir. Ama yumuşak, sünger gibi olanlardan uzak durun.. Basitçe şu ölçüler mevcut ve sizin işinizi görür:
1cm X 3 cm = Yaprak normal boy hamsi, 12-13 cm kıraça yaprak.
1.5 cm X 3 cm = Şakşak hamsi, irice istavrit yaprak (< 16 - 17 cm), küçük izmarit (<12cm)
2cm X 3 cm = İri istavrit, izmarit yaprak.
2.5 cm x 5 cm = Zargana yaprak, eşek istavridi, izmarit, tırsi vs.
2. Mantarın içine sığacağı çapta bir enjektör.
3. Enjektör çapında, parlak, ayna gibi boncuk. Boncukcularda bulunur.
4. Kulak pamuğu, pamukları sökülmüş..
5. Kaplama kağıdı (parlak kağıt), Japon yapıştırıcı, varsa aktivatörlü kıvamlı japon (MDF Yapıştırıcı), Kırmızı boya (oje vs.).
İşe, boncuğun alt tarafını uygun şekilde keserek başlıyoruz.
Kesme işlemi çeşitli şekillerde yapılabilir sanıyorum, en kolayı olmasada, benim yöntemim, el taşlaması (dremel)..
Elimdeki bu boncuk, enjektörün içine giriyor. Daha büyük olsaydı, kesme noktamız, enjektör çapı kadar olacaktı. Tavsiye edilen, kesme sonrası oluşan küre parçasının yüzünün enjektöre tam gelmesi olacaktır. Ama uygun boy boncuk bulunamazsa, boncuk içine oturacak şekilde böyle bir düzen yapılabilir.
Buna göre boncuğu içine oturtup enjektörün, boyun ölçüsünü alıyoruz ve enjektörü kesiyoruz..
Mantarı, tekerlek gibi 3'te bir boyda kesip, enjektörün pistonu ile iterek iyice sıkıştırıyoruz. Üzerine bir miktar japon döküyoruz, bir dilim daha kesip onu da geçiriyoruz gene japon döküp, kalan son dilimi geçiriyoruz.
Kestiğimiz boncuğu, tercihan MDF yapıştırıcı ile, bolca dökerek, yoksa, japonla vs. mantarın ucuna güzelce yapıştırıyoruz.
İşin en kritik kısmı burası. 2 - 2.5 mm matkap ucuyla düz tarafın tam ortasından, boncuğun kenarına gelecek şekilde, yani boncuğun mantarla birleştiği yerden çıkacak şekilde bir delik deliyoruz.
Pamuk çubuğunun ucunu şöyle eğik kesip, deliğe yerleştiriyoruz.
Artık mantarımızı kaplayabiliriz. Kaplama için, tavsiyem olabildiğince sade bir şey kaplamanızdır, desensiz, yıldızsız vs. Kaplamanın boyu, düz tarafta 7-10 mm kadar taşacak kadar geniş olmalıdır.
Burayı, çakmağın alevini birazcık geriden tutup çevirmek suretiyle, yanmamasına, kararmamasına dikkat ederek, eritiyor ve donmasına müsaade etmeden, seri bir şekilde, düz bir yüzeye bastırıyoruz. Böylece kaplama ütülenmiş gibi olmasada, mantara oturuyor.
Eğer dilerseniz, burayı güzelce boyayabilirsiniz. Bence boyamanızın faydası oluyor.
Böylece acayip, çarpık gibi duran bir mantar sahibi olduk.. Diğer bileşenleri ayrıca vakit oldukça gösterirrim sanıyorum. Nihai hali, şuna benzer bir takım olacak..
Bu mantarın avantajları şunlardır.
+ Kaldırma kuvveti, yemi yatay durduracak şekildedir. Hafif akıntı, yemi hem yatay duruşa zorlar. Bunun için, ölçülerde verilmiş olan mantar ve yemleri kullanın, örneğin, büyük mantara, hamsi takmayın..
+ Ön kısım hidrodinamiği nispeten daha iyi olduğu için, türbülans almayan akıntı, doğrudan yeme etkiler. Böylece yem daha iyi salınır, cezbedici olur.
+ Derin suda ezilmez. Mantar olarak görevini yapmaya devam eder.
+ Takımı atınca, dalarken ve çekerken daha az direnç gösterir.
Belli başlı eksileri ise şunlardır
- Dalarken ve çekerken, yem çok fazla döner. Bu nedenle köstek burulması sorunu olabilir. Kaliteli bir fırdöndü elzemdir.
- Çelil tel kullanılacak olursa, telin ömrü, köşeli çekme nedeniyle kısa olur. Telin çekme kuvveti dramatik şekilde %30 kadar (min) azalır.
- Misinayı hırpalayabilir. Atıştan önce kontrol etmek faydalı olur.
Sanırım bu tür bir şeyi daha önce bir yerlerde görmemişsinizdir. Bundan sonra bir yerde, bilhassa internette görürseniz, membaının burası olduğunu unutmayın.. Alıntı yapmayı düşünenlerin, bir zahmet kimden/nerden alıntı yaptıklarını göstermeyi akıl etmelerini bekleriz. Böylece, takımda kafasına takılan bir şey olan, takımın bizim aptal kafamızın görmediği bir eksiğini, yanlışını gören, bize ulaşıp bizim yanlışımızı söyleyerek hayır duamızı alabilir olacaktır..
Yarın niyetim köpekbalığı ile 3. raunda çıkmak.. Eğer mümkün olursa, size, normal mantar ile bu tip mantar arasındaki farkı gösteren bir şeyler çekerim sanıyorum.. O zaman neden bu kadar uğraştığımız sanıyorum daha iyi anlaşılacaktır..
Son düzenleme: